Yüksek etki veya yenilik bazlı olarak nitelendirdiğimiz yeni dönem girişimciliğinde, genelde bir girişimin hedefi belli bir büyüklüğe oluşunca hisselerinin satışını yaparak çıkış yapmaktır. Zaman zaman halka açılma da bir hedef olarak gösterilse de şimdilik bu yolda giden çok örneğe rastlayamıyoruz. Bir girişimin şirketini satacak seviyeye gelmesi için ya onu satın alacak kuruma doğrudan fonksiyonel bir katkısı olması ya da belli bir ciroya gelerek satın alacak kişiye/organizasyona para kazandıracak olması gerekir. Genelde, bahsettiğim bu ikinci opsiyon hedeflenir ve bunun için en önemli koşul büyük bir pazara ulaşmaktır.
Büyük bir pazara ulaşmanın bir numaralı kuralı ise ciddi tutarda yatırım almaktır. Bir girişim kritik kitlelere erken seviye yatırım tutarlarıyla ulaşabilir, ancak milyonlarla ifade edilen daha büyük kitlelere ulaşmak için büyük pazarlama tutarları gerekir. Bu ölçekteki yatırım tutarlarına da erken seviye yatırımı yapan yatırımcılarla ulaşmak pek mümkün değildir. Ülkemizdeki girişimcilik dünyasının erken dönemlerinde bu yatırımlara ulaşmak biraz daha mümkündü, ama bugünlerde artan girişim rekabeti sebebiyle bunun olası olduğunu söylemek gerçekçi olmaz.